Sanal Dünyada Politik Tartışma Yapmak

YANLIŞ ANLAŞILMA

Bir arkadaşınızla yüz yüze görüştüğünüzde, bir tartışma sırasında, onu gücendirmeye veya rahatsızlığa neden olduğunuzu fark ederseniz. Söylediğiniz bir şeyi düzeltmek daha kolaydır. Yüz yüze konuşma sırasında, karşınızdaki insanın mimiklerinden ya da ses tonundan rahatsızlık seviyesini anlayıp tartışma tonunu düşürebilir ya da başka konuya geçebilirsiniz. Ya da, yüz yüze konuşurken, makul ve yapıcı bir üslupla söylenen bir sözünüz, online tartışma sırasında çok farklı bir ciddiyet ile anlaşılabilir. Sosyal medyada ise her zaman yanlış anlaşılma veya sessizce kınanma riskiyle karşı karşıyasınız.

Sosyal medyada ya da bir online grupta bir siyasi tartışmaya girmek, adeta bir mayın tarlasına girmek gibidir. Bir sosyal medya sitesinde siyasi bir haber altında yorum bölümüne bakarsanız, çok güçlü görüşlerle karşılaşırsınız. Ama bu sadece tartışmanın doğası değil. Bu bize biraz kişilik türlerini de yansıtıyor.

Yapılan bir araştırmada, başkalarının ne düşündüğünü umursamayan insanların sosyal medyada siyasete girme olasılıklarının daha yüksek olduğunu bulunmuş. Sosyal medyada siyasi içerik paylaşan kişilerin, yapmayanlara kıyasla kişilik özellikleri incelenmiş. Buldukları ortak bir özellik: reddedilme duyarlılığı.

REDDEDİLME DUYARLILIĞI 
Reddedilmeyi kaygıyla bekleme, algılamaya hazır olma ve reddedilmeye karşı aşırı tepki gösterme olarak tanımlanan reddedilme duyarlılığı, bireyin, kişilerarası ilişkilerindeki sosyal ve psikolojik uyumunu etkileyen önemli bir olgu olarak görülmektedir.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/680336

Sosyal çevreleri tarafından reddedilmekten çekinmeyen kişilerin, sosyal medyada daha çok siyasi tartışmaya girdikleri saptanmış.
Benim görüşüm; anonim isimlerle ya da gerçek isminizle bile olsa, görüşme ihtimaliniz olmayan kişilerle sosyal medyada REDDEDİLME KAYGISI OLMADAN yapılan politik ve benzeri tartışmaların, insanların reddedilme duyarlılığını düşürdüğünü düşünüyorum.
REDDEDİLME RİSKİ olmadan, anonim bir avatar ile tartışmalara giren kişi, burada kazandığı tartışma üslubunu bir süre sonra gerçek hayatına da yansıtıyor.
Hatta, bütün Dünya’da artan siyasi kutuplaşmalarda da, sosyal medyada kazanılan bu REDDEDİLME DUYARSIZLIĞI’nın etkisi olabilir.
Çoğunlukla gördüğüm, yüz yüze konuşurken çok naif ve kiber olan insanlar, klavye başında birer savaşçıya dönüşüyorlar. Bu yüzden benimle Whatsapp üzerinden siyasi tartışmaya girmek isteyen arkadaşlarıma, “bir çay içip yüz yüze konuşalım” diyorum. Böyle yapmakta fayda var.
“Bir gez gönül yıktın ise, kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil

Bir gönül yaptın ise, er eteğin tuttun ise
Bir gez hayr ettin ise, birine bin az değil

Erden sana nazar ola, için dışın nur ola
Beli kurtulmuştan ola, şol kişi kim gammaz değil

Er odur alçak dura, ayak odur yola vara
Göz odur ki Hakk’ı göre, gündüz gören göz değil

Yunus Emre’m sözün satar, söze bal ü yağ katar
Altmış bin sarrafa satar, yükü gevherdir koz değil”

YUNUS EMRE

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir