Çürüme.
“- Dedem diyor ki, eğer insanlar atalarının adlarını bilmezlerse bozulur, kötü olurlarmış.
-Kim kötü olurmuş? İnsanlar mı?
-Evet.
-Niçin?
-Dedem diyor ki, atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocukları bilirmiş ne de çocuklarının çocukları.”
Cengiz Aytmatov, Beyaz Gemi
Devrimlerin bir amacı da hafızayı silip yeni bir toplum yaratmaktı. Dil, kültür, tarih ve din…
Ancak toplum, istediğiniz gibi format atabileceğiniz, istediğiniz parçasını değiştirebileceğiniz bir bilgisayar değildir. Hatıralar zihinlerde ve gönüllerde yaşar.
O kültüre, harsa sahip insanların yetiştirdiği nesiller, ve onların yetiştirdikleri, toplumu bir süre ayakta tuttu. Ve şimdi o hatıra yok olurken, çözülüyoruz, küfleniyoruz, çürüyoruz.
Elbet bu çürümenin yüzlerce başka sebebi de sayılabilir: sosyal medya çağı, metropolleşme, iktisadi düzen…
Ancak biz, Aytmatov’un dediği gibi, atalarımızın kim olduklarını unuttuk. Bin yıllık asaletle mütebessim yüzlerimizi, hoşgörümüzü yitirdik. Büyükler hoşgörülü olur; küçüldük.
Özendiğiniz Fransız Devrimi, tarihiyle, diniyle, kültürüyle barışık bir toplum ortaya çıkarttı.
Sizin devriminiz, kendisi gibi olmayan herkesten nefret eden, yok etmeye çalışan, tarihiyle, diniyle, diliyle kavgalı Dünya’nın en şedit ve bağnaz müminlerine sahip, bir azınlık dini ortaya çıkarttı; Kemalizm. Toplumun hiçbir kesimini birleştiremediniz.
Kim olduğumuzu hatırlamak için, hafızayı geri kazanmak için, birleştirmek için, yaraları onarmak için, yeni ağızlardan yeni sözler lazım bize şimdi. Geçmişle kavgasız, geleceğe bakan…
Vesselam
Tunç
(Video: Cadde Cadde İstanbul – Exxen)
https://x.com/DrTasbas/status/1847578346726838489?t=NwFCBgcl3Camytt-iFjGJg&s=19

