Ulus Devlet ve İmparatorluk Üzerine Düşünceler

Sesli düşünüyorum, lütfen yargılamayın.

1844’te bugün kullandığımız Ay Yıldızlı bayrağımızı resmi bayrak olarak kabul ettik.

23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi kuruldu.
8 Şubat 1921’de adı Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak değiştirildi.
1923’te Lozan görüşmeleri sırasında meclisteki bütün farklı düşünceler tasfiye edildi.
1923’te Cumhuriyet rejimine geçtikten sonra da bu bayrağı kullanmaya devam ettik.
1936’da çıkarılan Türk Bayrağı Kanunu ile bayrağımız resmileşti.

Türk, Kürt, Arap ve birçok etnik kimlik ülkeyi birlikte savundu.
Sonra yönetimi elinde tutanlar, imparatorluktan bir ulus devlet yaratmaya çalıştılar.
Kürt’e Arap’a dediler ki, “sen artık Osmanlı değil Türk’sün.
Bu da senin bayrağın, Osmanlı Bayrağı değil, Türk Bayrağı”
Sonra aynı anlayışın temsilcileri, Müslüman’a kitabını, Kürt’e dilini yasaklamış.

Bu işte bir yanlışlık var.

Bakın Ocak 1923’te Eskişehir ve İzmit ziyaretlerinde Mustafa Kemal Paşa ne diyor:
“… anayasa gereğince zaten bir tür yerel özerklikler oluşacaktır. o halde hangi liva’nın halkı Kürt ise, onlar kendi kendilerini özerk olarak idare edeceklerdir demektir… şimdi tbmm hem kürtlerin hem de türklerin yetki sahibi vekillerinden oluşmuştur ve bu iki unsur bütün çıkarlarını ve kaderlerini birleştirmişlerdir. yani onlar bilirler ki, bu ortak bir şeydir. ayrı bir sınır çizmeye kalkışmak doğru olamaz.”(bkz.Mustafa Kemal, Eskişehir-İzmit Konuşmaları,1923, Kaynak Yayınları, 1999, s.103).

100 yıldır çözülmeyen düğümün kökeni, CHP’nin bölgeden hiç oy alamamasının sebebi bence bu yanlışlık ve tarihsel hafıza.

Aynı CHP’nin bugün, bölücü terör örgütünün siyasi koluna kendi siper etmesi ayrı bir trajedi.

Türkiye yeterince güçlendiğinde, PKK/YPG bittiğinde, Musul, Kerkük ve Erbil’i de kapsaması muhtemelen bir federasyon fikri çok mu tehlikelidir?

Sabit fikirlerim değildir bunlar. Sesli düşünüyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir