Hâmûşân.

Tambur sesiyle yürüyorum,

Üstümde İstanbulin,

Başımda Hamidi bir fes,

Siz görmüyorsunuz…

Duymuyorsunuz…

 

 

Kefiye.

Elma bahçesi ve çöl kokulu atı ile

Sultan Selim’in geçtiği topraklarda

Hicaz Demiryolu şimdi yetim ve ağlamaklı.

Kan ve petrol rengi güzel Nil.

Gazze,

Bir çocuk,

Ölüm bile öldü.

 

Putların gölgesinde gözyaşı dökmeyiniz.

 

Putların gölgesinde binlerce yüz,

Hangisi gerçek,

anlamak ne mümkün.

 

Kökü kesimiş bir ağaç,

Gözleri kapatılmış bir aslan yavrusu,

Kafesteki bir kartal şimdi,

O eski büyük ağaç.

Büyümeyi beklemekte.

Büyümekte.

 

Her duada sabır.

Her duada gözyaşı.

Sevinçler utanç dolu.

Hangi ses aksederdi şimdi gönlümdeki semada,

Olmasaydı Itri Mustafa.